Uzun zamandır bloğa yazılabilecek meteorolojik hadise beklentisi içerisinde olamadık. Bu durum ciddi şekilde endişe verici boyutlara gelmiş bulunmakta. Gerek ülkemizin bulunduğu coğrafyada gerek dünyada küresel manada hava olaylarında çok ciddi sapmalar, anomaliler görülmeye devam ediliyor bu kışta. Şöyle ki Kuzey Kutbunda görülmeyen soğuk hava Kuzey Amerika'nın doğusu ve orta kesimlerinde -60 'lere varan asgari sıcaklıkların kaydedilmesine sebep oluyorken yaz mevsimini yaşamakta olan Güney Amerika'da +48 C'ye varan azami sıcaklık rekorları, yağışa hasret olan Suudi Arabistan'da normallerin altında seyreden sıcaklıklar ve zaman zaman sellere varacak düzeyde şiddetli sağanak yağışlar gözlemleniyor! Kahire gibi çok güney enlemlerde yer alan ve yaklaşık 100 seneyi geçen bir süre sonrası tekrar kar yağışı görülen şehirler, Kudüs'te, Amman'da hatta Suudi Arabistan'ın yüksek, karasal kesimlerinde görülen kar yağışları çok da normal karşılanamayacak ekstrem hadiseler diyebiliriz. http://www.haber3.com/piramitlere-122-yil-sonra-kar-yagdi-haberi-2369366h.htm
Ülkemiz ise bol sisli, puslu, kuvvetli enverziyon etkili, kirli havalara neden olan ısrarcı Yüksek Basınç alanlarının tesiri altında kalmaya devam ediyor maalesef. Yurdumuzun büyük kesimi yağışlara hasret, meteorolojik olarak sıcaklık, beklenen hava durumu vb hususta gerek sayısal modellerde gerek resmi meteoroloji kurumumuzun tahminlerinde gerekse de bizim yaptığımız gönüllü meteorolojik tahminlerde günü gününe tutturulamayan bir sezonu yaşamaktayız. Devamlı olarak Kuzey Amerika ve Asya'nın doğusunda kalmaya ısrarlı aşırı soğuk hava, Atlantik civarı devamlı üreyen derin Alçak Basınç alanları ve devamlı üzerimize yatay genişleyen YB alanları son senelerde bizim makus talihimiz olmaya başladı. Bu durumun ihtimal hesapları, basınç yerleşimleri ve Rosby dalgalanması açısından makul ve mantıklı bir tarafı olmadığı kanaatindeyim şahsi fikrim olarak.Daha evvel de vurguladığım gibi ve bu konularda bizim bilemediğimiz bir takım çalışmalar yapılabilecek alan İklim Manipülasyonudur. Yani bir takım devletler ellerinde geliştirdikleri bir takım ileri teknolojilerle (Haarp, Ağaçkakan projeleri vb.) iklim üzerinde müdahale imkanı sağlayan bir mücadeleyi dünya üzerinde yürütüyor olabilir. Bu konuda basında 2009 yılında çıkmış bir haberde Moskova Belediyesi'nin kar yağışını şehir merkezinin dışına yönlendirebilme çalışmalarıyla alakalı bir projeyi okumuştuk. http://www.haber7.com/dunya/haber/434470-moskova-kari-sehir-disina-yagdiracak
Kaldı ki Vietnem Savaşı'nda ABD ordusunun bulutlara gümüş iyodür atarak Vietnam direniş güçlerinin intikal yollarında aşırı yağışlara sebep olarak çamura batmasını sağladığını 1960'ların teknolojisiyle biliyoruz. http://haber.stargazete.com/yasam/abd-dusmanini-iklimle-vuracak/haber-776498
Bundan sonraki periyotta bu basınç yerleşimleri durumunu korursa -ki artık değişmesi lazım- ciddi kuraklık alarmları çalmaya başlayacaktır yurdumuz genelinde. Umarım en kısa zamanda durumlar normale döner. Birçok gönüllü meteorolog arkadaşımız söylediklerimi uçuk bulabilir ve makul gelmeyebilir ancak yaşadıklarımızın artık çok makul açıklaması gözükmemekte. Bu muazzam sistemin insan tarafından kontrolü ve müdahale edilmeye çalışılması -eğer bu teoriler doğruysa- beklenmedik anormal hadiselere ve kontrol edilemez felaketlere yol açabilecektir. Bol yağışlı günler temenni ediyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder