2013-14 Sezonu her manada çok kötü diyebileceğimiz ve kışa yakışır olarak sadece 11 Aralık 2013 sistemi ile aklımızda kalan, son derece kurak bir dönemdi ve hava delilerini kesinlikle tatmin edici geçmedi. 2007 kışından bile kötü geçirdiğimiz bu olumsuz şartlardan sonra İlkbahar ayları da beklenenden uzak kaldı. Yaz ayı da bu olumsuz geçen dönem sonrası gerçekten beklenenden de çok aşırı sıcak ve kurak geçti. Zaman zaman aşırı ısınmadan kısa süreli görülen kuvvetli yaz sağanakları ise faydadan ziyade zarar verdi ve barajların doluluğuna önemli bir katkı sağlamadı maalesef. Medyada Türkiye'nin dört bir yanından kuraklık haberleri ile üzüldük. Karadeniz bölgesindeki nehirlerin debileri azaldı, Samsun'da dahi barajlar alarm sınırlarına geriledi, İstanbul'da barajlardaki doluluk %15'lere düştü, Erciyes Dağının karları eridi, birçok yerde altı suları kurudu vb. Bu haberler bizleri endişeye sevk etti.
Defterde de yazdığım gibi şahsi tahminim Ağustos 20'si sonrası bu aşırı sıcak-kurak dönemin yurdun kuzeybatısından başlayarak Basra AB alanının çekilmesiyle kırılacağı yönündeydi. Ancak bunu gözlemleyemedik sıcak hava ısrarla kalıcı oldu. Sezonun ilk ciddi sistemini bugünlerde yaşamış bulunmaktayız. Maalesef ilerleyen günlerde de yağış anlamında çok olumlu beklenti içerisine giremiyoruz. Endeksler de pozitif salınımda gibi ve YB alanı etkisinde genelde ılık kurak günler yaşayacağımız gözüküyor. El Nino beklentisindeki bir kış döneminde özellikle bölgemizde Orta Akdeniz menşeli bolca derin AB alanları ile kurak geçen dönemin kırılmasını ümit ediyorum. Bu kadar uzun dönemli kurak periyotların olumsuz tesirinin kırılabilmesi için uzun süreli cephesel yağışlı günler -8-10 gün en az- yaşamamız gerekmekte diye düşünüyorum. Kış için henüz konuşmak erken sayılır. Avrupa kıtası da Asor YB alanının yayılmasıyla soğumadı umarım en kısa zamanda bol uzun yağışlı günler görürüz. Bol yağışlı soğuk günler temenni ediyorum 2014-15 sonbahar-kışı bereketli geçer inşallah.
28 Eylül 2014 Pazar
13 Ocak 2014 Pazartesi
Gidişat Ciddi Alarm Veriyor!
Uzun zamandır bloğa yazılabilecek meteorolojik hadise beklentisi içerisinde olamadık. Bu durum ciddi şekilde endişe verici boyutlara gelmiş bulunmakta. Gerek ülkemizin bulunduğu coğrafyada gerek dünyada küresel manada hava olaylarında çok ciddi sapmalar, anomaliler görülmeye devam ediliyor bu kışta. Şöyle ki Kuzey Kutbunda görülmeyen soğuk hava Kuzey Amerika'nın doğusu ve orta kesimlerinde -60 'lere varan asgari sıcaklıkların kaydedilmesine sebep oluyorken yaz mevsimini yaşamakta olan Güney Amerika'da +48 C'ye varan azami sıcaklık rekorları, yağışa hasret olan Suudi Arabistan'da normallerin altında seyreden sıcaklıklar ve zaman zaman sellere varacak düzeyde şiddetli sağanak yağışlar gözlemleniyor! Kahire gibi çok güney enlemlerde yer alan ve yaklaşık 100 seneyi geçen bir süre sonrası tekrar kar yağışı görülen şehirler, Kudüs'te, Amman'da hatta Suudi Arabistan'ın yüksek, karasal kesimlerinde görülen kar yağışları çok da normal karşılanamayacak ekstrem hadiseler diyebiliriz. http://www.haber3.com/piramitlere-122-yil-sonra-kar-yagdi-haberi-2369366h.htm
Ülkemiz ise bol sisli, puslu, kuvvetli enverziyon etkili, kirli havalara neden olan ısrarcı Yüksek Basınç alanlarının tesiri altında kalmaya devam ediyor maalesef. Yurdumuzun büyük kesimi yağışlara hasret, meteorolojik olarak sıcaklık, beklenen hava durumu vb hususta gerek sayısal modellerde gerek resmi meteoroloji kurumumuzun tahminlerinde gerekse de bizim yaptığımız gönüllü meteorolojik tahminlerde günü gününe tutturulamayan bir sezonu yaşamaktayız. Devamlı olarak Kuzey Amerika ve Asya'nın doğusunda kalmaya ısrarlı aşırı soğuk hava, Atlantik civarı devamlı üreyen derin Alçak Basınç alanları ve devamlı üzerimize yatay genişleyen YB alanları son senelerde bizim makus talihimiz olmaya başladı. Bu durumun ihtimal hesapları, basınç yerleşimleri ve Rosby dalgalanması açısından makul ve mantıklı bir tarafı olmadığı kanaatindeyim şahsi fikrim olarak.Daha evvel de vurguladığım gibi ve bu konularda bizim bilemediğimiz bir takım çalışmalar yapılabilecek alan İklim Manipülasyonudur. Yani bir takım devletler ellerinde geliştirdikleri bir takım ileri teknolojilerle (Haarp, Ağaçkakan projeleri vb.) iklim üzerinde müdahale imkanı sağlayan bir mücadeleyi dünya üzerinde yürütüyor olabilir. Bu konuda basında 2009 yılında çıkmış bir haberde Moskova Belediyesi'nin kar yağışını şehir merkezinin dışına yönlendirebilme çalışmalarıyla alakalı bir projeyi okumuştuk. http://www.haber7.com/dunya/haber/434470-moskova-kari-sehir-disina-yagdiracak
Kaldı ki Vietnem Savaşı'nda ABD ordusunun bulutlara gümüş iyodür atarak Vietnam direniş güçlerinin intikal yollarında aşırı yağışlara sebep olarak çamura batmasını sağladığını 1960'ların teknolojisiyle biliyoruz. http://haber.stargazete.com/yasam/abd-dusmanini-iklimle-vuracak/haber-776498
Bundan sonraki periyotta bu basınç yerleşimleri durumunu korursa -ki artık değişmesi lazım- ciddi kuraklık alarmları çalmaya başlayacaktır yurdumuz genelinde. Umarım en kısa zamanda durumlar normale döner. Birçok gönüllü meteorolog arkadaşımız söylediklerimi uçuk bulabilir ve makul gelmeyebilir ancak yaşadıklarımızın artık çok makul açıklaması gözükmemekte. Bu muazzam sistemin insan tarafından kontrolü ve müdahale edilmeye çalışılması -eğer bu teoriler doğruysa- beklenmedik anormal hadiselere ve kontrol edilemez felaketlere yol açabilecektir. Bol yağışlı günler temenni ediyorum.
Ülkemiz ise bol sisli, puslu, kuvvetli enverziyon etkili, kirli havalara neden olan ısrarcı Yüksek Basınç alanlarının tesiri altında kalmaya devam ediyor maalesef. Yurdumuzun büyük kesimi yağışlara hasret, meteorolojik olarak sıcaklık, beklenen hava durumu vb hususta gerek sayısal modellerde gerek resmi meteoroloji kurumumuzun tahminlerinde gerekse de bizim yaptığımız gönüllü meteorolojik tahminlerde günü gününe tutturulamayan bir sezonu yaşamaktayız. Devamlı olarak Kuzey Amerika ve Asya'nın doğusunda kalmaya ısrarlı aşırı soğuk hava, Atlantik civarı devamlı üreyen derin Alçak Basınç alanları ve devamlı üzerimize yatay genişleyen YB alanları son senelerde bizim makus talihimiz olmaya başladı. Bu durumun ihtimal hesapları, basınç yerleşimleri ve Rosby dalgalanması açısından makul ve mantıklı bir tarafı olmadığı kanaatindeyim şahsi fikrim olarak.Daha evvel de vurguladığım gibi ve bu konularda bizim bilemediğimiz bir takım çalışmalar yapılabilecek alan İklim Manipülasyonudur. Yani bir takım devletler ellerinde geliştirdikleri bir takım ileri teknolojilerle (Haarp, Ağaçkakan projeleri vb.) iklim üzerinde müdahale imkanı sağlayan bir mücadeleyi dünya üzerinde yürütüyor olabilir. Bu konuda basında 2009 yılında çıkmış bir haberde Moskova Belediyesi'nin kar yağışını şehir merkezinin dışına yönlendirebilme çalışmalarıyla alakalı bir projeyi okumuştuk. http://www.haber7.com/dunya/haber/434470-moskova-kari-sehir-disina-yagdiracak
Kaldı ki Vietnem Savaşı'nda ABD ordusunun bulutlara gümüş iyodür atarak Vietnam direniş güçlerinin intikal yollarında aşırı yağışlara sebep olarak çamura batmasını sağladığını 1960'ların teknolojisiyle biliyoruz. http://haber.stargazete.com/yasam/abd-dusmanini-iklimle-vuracak/haber-776498
Bundan sonraki periyotta bu basınç yerleşimleri durumunu korursa -ki artık değişmesi lazım- ciddi kuraklık alarmları çalmaya başlayacaktır yurdumuz genelinde. Umarım en kısa zamanda durumlar normale döner. Birçok gönüllü meteorolog arkadaşımız söylediklerimi uçuk bulabilir ve makul gelmeyebilir ancak yaşadıklarımızın artık çok makul açıklaması gözükmemekte. Bu muazzam sistemin insan tarafından kontrolü ve müdahale edilmeye çalışılması -eğer bu teoriler doğruysa- beklenmedik anormal hadiselere ve kontrol edilemez felaketlere yol açabilecektir. Bol yağışlı günler temenni ediyorum.
7 Aralık 2013 Cumartesi
İzmir'e Uygun Kar Modelleri ve Geçmişte Kar Yağışı Görülmüş Basınç Yerleşimleri
Hemen her kuvvetli soğuk sistem öncesi Ziyaretçi Defterimizi inceliyorum ve zaman zaman cevaplar da vermeye çalıştım bu hususta.İzmir ve civarından kar yağışı ile alakalı çok sayıda soru gelmekte.Bu sorular ışığında konu hakkında bir yazı kaleme almak gerektiğini düşündüm.
Ben de pekçok hava delisi arkadaşımız gibi bu konuyu pekçok defa düşünmüştüm ve konu hakkında İzmir Adnan Menderes Havalimanı Meteoroloji'den Tecrübeli bir Uzman Meteolorolog abimize soru yönelterek bilgi aldım.Kendileri sağolsun 2 model olduğunu çizerek anlattılar:
1-Numaralı Modelde: Mıntıkamız üzerinde yağışa sebep Alçak Basınç Alanı ayrılmak üzereyken kuzeyden Sibirya Yüksek Basınç Alanı yani soğuk havası ilk 6 saat içinde yağışı yakalayabilirse rüzgar da 330 derece istikametinden (Karayel) eserken bizde sakin bir kar yağışı görülebilir dedi.Ancak çok kez pratikte yağış üzerimizden ayrılmakta ve geciken soğuk havası ile YB alanı mıntıkamız üzerine çökerek supsidans dediğimiz kararlı ve yağışa imkan vermeyen şartlara yol açmaktadır.
2-Numaralı Modelde: Mıntıkamız genelde Muğla-Antalya civarı arasında konumlanmış Orta Akdeniz menşeli AB alanı ile evvela güneyli yönlerden esen rüzgarla bol yağmur şeklinde yağışlar aldıktan sonra kuzeyden giren soğuk hava ile rüzgar istikamet değiştirip soğuk ve yağışlı sistemin gücüne göre karla karışık yağmur ve kar şeklinde savrulan fırtınalı bir kar yağışı(Akdeniz menşeli AB alanının derinliğine göre) almamıza sebep olabilmektedir.
Bir de 2 şubat 2012 tarihinde İzmir'in aldığı bir kar yağışı var sonradan yağmura dönen.O sistem öncesi 25-31 Ocak 2012 tarihleri arası çekirdeği 1065 hpa lara ulaşan Sibirya YB alanı 80 km saat hamleli kuvvetli poyraz fırtınası ile çok fazla soğuyan yer seviyesinde Orta Akdeniz menşeli AB alanının girmesiyle normalde yağmur olarak düşmesi gereken yağışlar kar olarak başlamış ve zamanla yağmura dönüşmüştü.Bunun Isparta tipi kar yağışı sistemi ve İzmir'de çok nadir görülebilecek bir durum olduğunu ifade etmişti.
Sanırım 2 numaralı modelden çok sayıda örnek aklımıza gelmiştir hemen.28 Şubat 2012, 11 Aralık 2010 vb gibi.Ben de Adnan Menderes Havalimanı Meteoroloji İstasyonunda bugüne kadar kar yağışına sebep olmuş (Örtü yapma durumu dikkate alınmaksızın) pekçok örnek basınç yerleşimini sizlerle paylaşıyorum.Dikkatinizi çekecektir hemen hemen hepsinde YB alanları arası sıkışma ve blokaj olayı sözkonusu olmuş.
Ben de pekçok hava delisi arkadaşımız gibi bu konuyu pekçok defa düşünmüştüm ve konu hakkında İzmir Adnan Menderes Havalimanı Meteoroloji'den Tecrübeli bir Uzman Meteolorolog abimize soru yönelterek bilgi aldım.Kendileri sağolsun 2 model olduğunu çizerek anlattılar:
1-Numaralı Modelde: Mıntıkamız üzerinde yağışa sebep Alçak Basınç Alanı ayrılmak üzereyken kuzeyden Sibirya Yüksek Basınç Alanı yani soğuk havası ilk 6 saat içinde yağışı yakalayabilirse rüzgar da 330 derece istikametinden (Karayel) eserken bizde sakin bir kar yağışı görülebilir dedi.Ancak çok kez pratikte yağış üzerimizden ayrılmakta ve geciken soğuk havası ile YB alanı mıntıkamız üzerine çökerek supsidans dediğimiz kararlı ve yağışa imkan vermeyen şartlara yol açmaktadır.
2-Numaralı Modelde: Mıntıkamız genelde Muğla-Antalya civarı arasında konumlanmış Orta Akdeniz menşeli AB alanı ile evvela güneyli yönlerden esen rüzgarla bol yağmur şeklinde yağışlar aldıktan sonra kuzeyden giren soğuk hava ile rüzgar istikamet değiştirip soğuk ve yağışlı sistemin gücüne göre karla karışık yağmur ve kar şeklinde savrulan fırtınalı bir kar yağışı(Akdeniz menşeli AB alanının derinliğine göre) almamıza sebep olabilmektedir.
Bir de 2 şubat 2012 tarihinde İzmir'in aldığı bir kar yağışı var sonradan yağmura dönen.O sistem öncesi 25-31 Ocak 2012 tarihleri arası çekirdeği 1065 hpa lara ulaşan Sibirya YB alanı 80 km saat hamleli kuvvetli poyraz fırtınası ile çok fazla soğuyan yer seviyesinde Orta Akdeniz menşeli AB alanının girmesiyle normalde yağmur olarak düşmesi gereken yağışlar kar olarak başlamış ve zamanla yağmura dönüşmüştü.Bunun Isparta tipi kar yağışı sistemi ve İzmir'de çok nadir görülebilecek bir durum olduğunu ifade etmişti.
Sanırım 2 numaralı modelden çok sayıda örnek aklımıza gelmiştir hemen.28 Şubat 2012, 11 Aralık 2010 vb gibi.Ben de Adnan Menderes Havalimanı Meteoroloji İstasyonunda bugüne kadar kar yağışına sebep olmuş (Örtü yapma durumu dikkate alınmaksızın) pekçok örnek basınç yerleşimini sizlerle paylaşıyorum.Dikkatinizi çekecektir hemen hemen hepsinde YB alanları arası sıkışma ve blokaj olayı sözkonusu olmuş.
6 Aralık 2013 Cuma
Sezonun İlk Ciddi Sistemi Demiştik Her Geçen Gün Sıkıntı Artmakta
2 Aralıktaki değerlendirmemde 7-8 Aralık 2013 günleri gelecek soğuk ve yağışlı sistemin ülkemiz ve bölgemiz üzerindeki tesirlerini değerlendirmiştim.Her geçen gün daha da kuvvetlenen ve süresi uzayan aşırı dondurucu soğukları,buzlanma,özellikle ayın 11-12'si denizlerimizde kuzeyli yönlerden tam fırtınası,yoğun kar yağışları,kuvvetli ve çok kuvvetli zirai don ihtimalleri vb hususlar sebebiyle çok dikkatle takip edilmesi gereken bir hal almaya başladı. Ayın 11'inden itibaren -Tabi bundan sonra zayıflamazsa diyelim- endişe verecek şekilde güçlenen ve uzayan dondurucu soğukların özellikle günlük hayatı,şehir içlerinde dahi ulaşımı felç etme ihtimali,ısınma konusunda muhtemel enerji (büyük oranda doğalgaz) talebinin patlaması,Ege ve Akdeniz Bölgelerimizin sahil kesimlerinde dahi alışık olunmayan düzeyde soğuk havanın uzun süreli tesirli olması ihtimali,seracılık,turunçgiller tarımı vs alanlarda aşırı soğukların uzun süreli muhtemel olumsuz etkileri,iç karasal kesimlerde havanın açmasıyla -20 C'lerin altına inebilecek aşırı soğukların yaşanabilme ihtimali endişe vericidir.
Sayısal modellerin değişebilir olduğunu ihmal etmeden ve unutmadan ayın 11'i sonrası neredeyse 10 günü bulacak şekilde aşırı soğuk senaryolarının blokaja (Yüksek Basınçlar arası sıkışan ve açılan koridorla aşağıya üzerimize akan soğuk hava) bağlıyorum.Kıyı Ege için şu anda ayın 12-13'ü için kara uygun model gözükmekle beraber yağışın ne kadar nasıl olacağı konusunda net bir tahminde bulunmak zor gözükmektedir takip edilmelidir.Ancak İç Ege için yarından itibaren tatmin edici karlı ve soğuk bir döneme girebileceğimizi söyleyebiliriz.Bu uzun süreli dondurucu soğuk dönemde ilgililerin,yetkililerin ve vatandaşlarımızın gerekli tedbirleri almaları icap etmektedir.Bu sıkıntılı periyodu ülkemiz adına en az hasar ve zararla atlatmayı temenni ediyorum.
Sayısal modellerin değişebilir olduğunu ihmal etmeden ve unutmadan ayın 11'i sonrası neredeyse 10 günü bulacak şekilde aşırı soğuk senaryolarının blokaja (Yüksek Basınçlar arası sıkışan ve açılan koridorla aşağıya üzerimize akan soğuk hava) bağlıyorum.Kıyı Ege için şu anda ayın 12-13'ü için kara uygun model gözükmekle beraber yağışın ne kadar nasıl olacağı konusunda net bir tahminde bulunmak zor gözükmektedir takip edilmelidir.Ancak İç Ege için yarından itibaren tatmin edici karlı ve soğuk bir döneme girebileceğimizi söyleyebiliriz.Bu uzun süreli dondurucu soğuk dönemde ilgililerin,yetkililerin ve vatandaşlarımızın gerekli tedbirleri almaları icap etmektedir.Bu sıkıntılı periyodu ülkemiz adına en az hasar ve zararla atlatmayı temenni ediyorum.
2 Aralık 2013 Pazartesi
Sezonun İlk Ciddi Soğuk ve Karlı Sistemi Sıkıntılı Gözüküyor.
Bu sene bir türlü oturmayan kış mevsimi bu sezonun ilk ve ciddi sistemi ile değişecek gibi gözükmekte. Bu sene sayısal modeller atmosfer dinamiğini ve pronostiğini bir türlü çözememekte. Geçen seneden daha kötü perfomans çizen orta ve uzun vadeli sayısal modellerin isabet oranı yağışlarda son 24 saat varken bile çok kötü diyebiliriz. Karseverlerin ve soğuk hava bekleyenlerin dört gözle bekledikleri, özledikleri sistemin ayak sesleri gelmeye başladı. Orta Avrupa üzerinde oluşan şimdilik 960 hpa'ya kadar derinleşen çok güçlü ve soğuk çekirdekli AB alanı önüne ne çıkarsa çıksın olabildiğince aşağıya tüm gücüyle inmeye hazırlanıyor. Mevsimine göre hayli güçlü bu sistem Adriyatik Denizi ve Akdeniz gibi sıcak bir deniz üzerine ineceğinden sayısal modellerin gösterdiğinden çok daha derin AB alanları üreterek kuvvetli kararsızlığa ve aşırı yağışlara, su baskınlarına yol açabilir Kıyı, Güney Ege ve B.Akdeniz bölgelerimizin özellikle sahil kentlerinde. Anormal atmosfer hadiseleri görülebilir. Dolu, hortum, aşırı yağış, sel baskını, taşkın vb gibi. Ülkemize Balkanlar üzerinden girecek soğuk ve yağışlı sistemin yurdumuzun kuzey, iç ve doğu bölgelerinde özellikle çok etkili ve kuvvetli olmasını bekliyorum. Bölgemize gelirsek soğuk ve yağışlı sistemin Yunanistan ve Ege Denizi üzerinden geleceği beklendiğinden dolayı özellikle İzmir'in karasal, yüksek ve iç kesimleri için -şu an sayısal modellerde soğuma sonrası yağış gözükmemekle beraber- süprize yol açabilir. İç Ege'de tatminkar kar yağışı şu anda gözükmemekle beraber değişime açık diye düşünüyorum sayısal modeller.
Ayın 7-8 'i için hemen tüm denizlerimizde kuzeyli yönlerden fırtına kuvvetinde esecek rüzgara karşı denizcilerimizin tedbirli olmaları gerekmekte. Özellikle Ege ve Akdeniz gibi bölgelerimizin sahil kentlerinde seralarda, tarlalarda (turunçgiller vb) soğuğa, zirai dona hassas ve direnci düşük tarım mahsullerinin korunmasına dikkat edilmesi, kuvvetli soğuk hava sebebiyle yollarda karla mücadele, buzlanmaya önem verilmesi, ani sıcaklık düşüşleri (15 C'i bulacak) sebebiyle gribal enfeksiyon riskine dikkat edilmesi hususunda ilgililerin, yetkililerin ve vatandaşlarımızın gerekli tedbirleri almalarını ve meteoroloji bültenlerini dikkatle takip etmelerini önemle tavsiye ediyorum. Soğuk ve bol yağışlı günler temenni ederim.
Ayın 7-8 'i için hemen tüm denizlerimizde kuzeyli yönlerden fırtına kuvvetinde esecek rüzgara karşı denizcilerimizin tedbirli olmaları gerekmekte. Özellikle Ege ve Akdeniz gibi bölgelerimizin sahil kentlerinde seralarda, tarlalarda (turunçgiller vb) soğuğa, zirai dona hassas ve direnci düşük tarım mahsullerinin korunmasına dikkat edilmesi, kuvvetli soğuk hava sebebiyle yollarda karla mücadele, buzlanmaya önem verilmesi, ani sıcaklık düşüşleri (15 C'i bulacak) sebebiyle gribal enfeksiyon riskine dikkat edilmesi hususunda ilgililerin, yetkililerin ve vatandaşlarımızın gerekli tedbirleri almalarını ve meteoroloji bültenlerini dikkatle takip etmelerini önemle tavsiye ediyorum. Soğuk ve bol yağışlı günler temenni ederim.
17 Kasım 2013 Pazar
Üzerimize Israrcı Şekilde Yerleşen, Yüksek Basınç Donemine Artık Son
Ülkemizi ve bulunduğumuz coğrafyayı uzun süredir tesiri altına alan Yüksek Basınç Alanları ısrarla bizi bırakmak istemese de endeksler ve basınç yerleşimlerinden anlayabildiğimiz kadarıyla artık ayın 20'si ve sonrası batı ve kıyı bölgelerimizden başlayarak uzun süreli yağışlı günlere merhaba diyeceğiz. Gerçekten bizi iyiden iyiye sıkan hadisesiz hava şartları özellikle iç bölgelerimizde çok kurak şartlara maalesef yol açmış durumda. Arka arkaya beklenen yağışlı sistemlerin iç bölgelerimize girmesi biraz zaman alabilir gibi. Ancak Rusya üzerine yerleşen kuvvetli YB alanı artık kırılacak ve döngü değişecek gibi gözükmekte. Tabi yine değişim olmazsa diyelim.
Oldukça kötü ve verimsiz geçen sonbahar aylarının acısının Aralık ayında yağışlar bakımından çıkması ve Ocak-Şubat aylarında da kurak hadisesiz geçen bugünlerin Doğu Avrupa-Balkanlar ve Anadolu'da sert kış şartları ile semeresini almamızı ümit ediyorum. Son senelerde bir trend haline gelen ve Yüksek basınç alanı tesirinde geçmeye başlayan özellikle Kasım aylarının iklimbilimciler tarafından incelenmesi ve araştırılması gerektiği kanaatindeyim. Geçmiş senelerde özellikle İzmir'de yağış rekorları ve çok yağışlı geçen zamanların yaşandığı Kasım ayındaki bu menfi değişim düşündürücüdür. Bol yağışlı günler temenni ediyorum.
Oldukça kötü ve verimsiz geçen sonbahar aylarının acısının Aralık ayında yağışlar bakımından çıkması ve Ocak-Şubat aylarında da kurak hadisesiz geçen bugünlerin Doğu Avrupa-Balkanlar ve Anadolu'da sert kış şartları ile semeresini almamızı ümit ediyorum. Son senelerde bir trend haline gelen ve Yüksek basınç alanı tesirinde geçmeye başlayan özellikle Kasım aylarının iklimbilimciler tarafından incelenmesi ve araştırılması gerektiği kanaatindeyim. Geçmiş senelerde özellikle İzmir'de yağış rekorları ve çok yağışlı geçen zamanların yaşandığı Kasım ayındaki bu menfi değişim düşündürücüdür. Bol yağışlı günler temenni ediyorum.
3 Kasım 2013 Pazar
Yüksek Basınç Alanları Üzerimizde Kalmaya Maalesef Çok Israrlı
Uzun zamandır meteorolojik anlamda hadisesiz geçen günler yaşamaktayız. Bu durum ise bizleri oldukça düşündürmektedir. İlerleyen günler için sayısal modellerin gösterdiği yağışlar zaman yaklaştıkça azalmakta ve kaybolmakta. Bence bunun temel sebebi Avrupa kıtasının hala soğumaması. Atlantik'te oluşan derin AB alanları (Merkez basıncı 945 hpa'lara kadar azalan) Asor YB alanının o bölgede güçsüz kalmasına ve bizim üzerimize doğru yayılmasına sebep olmakta. Bu sebeple ılık, kurak, bol sisli, puslu günler yaşıyoruz. Bu durumun bir süre daha devam edeceği anlaşılmakta. Orta Akdeniz üzerinde oluşan AB alanlarının ülkemize giriş yapması bizi etkisi altına alan YB alanlarının güçlü olması sebebiyle zor gözükmekte.
Endekslere bakacak olursak Nao endeksi daha müspet bir eğilim seyri sunmakla beraber ancak + 0,5 ile +1 arası değerleri alarak negatif bir salınım şimdilik gözükmemektedir. Ao endeksi ise +1 üzerindeki pozitif değerlerde ısrarcı gözükmekte. Bu durumlar tatmin edici yağış konusundaki beklentilerimizi bir süre daha ertelememiz gerektiğini düşündürüyor. Tabi bu durum değişime açıktır. Kış mevsiminin nasıl geçeceği ile alakadar beklentilerimizin Kasım ayı sonu itibariyle netlik kazanabileceği kanaatindeyim. En kısa zamanda YB alanlarının üzerimizdeki tesirinin kırılıp uzun süreli tatmin edici yağışlar hakkındaki müjdeli tahminlerimizle beraber olmak temennisiyle bol yağışlı günler.
Endekslere bakacak olursak Nao endeksi daha müspet bir eğilim seyri sunmakla beraber ancak + 0,5 ile +1 arası değerleri alarak negatif bir salınım şimdilik gözükmemektedir. Ao endeksi ise +1 üzerindeki pozitif değerlerde ısrarcı gözükmekte. Bu durumlar tatmin edici yağış konusundaki beklentilerimizi bir süre daha ertelememiz gerektiğini düşündürüyor. Tabi bu durum değişime açıktır. Kış mevsiminin nasıl geçeceği ile alakadar beklentilerimizin Kasım ayı sonu itibariyle netlik kazanabileceği kanaatindeyim. En kısa zamanda YB alanlarının üzerimizdeki tesirinin kırılıp uzun süreli tatmin edici yağışlar hakkındaki müjdeli tahminlerimizle beraber olmak temennisiyle bol yağışlı günler.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











